Türkiye’nin En Büyük Dolandırıcısı Sülün Osman’ın Mahkemedeki İlginç İfadesi Yeniden Gündem Oldu

Türkiye gündeminde kara para aklama, kaynağı belirsiz zenginlik ve dolandırıcılık iddiaları var. Hepsi birbirinden ayrı bu konular, ülkenin en büyük dolandırıcısı Sülün Osman’ın sözlerinin yeniden gündem olmasını sağladı. Bakın ifadesinde neler demiş Sülün Osman?

Türkiye gündemi son zamanlarda kara para aklama, kaynağı belli olmayan kazanç ve dolandırıcılık iddialarıyla sarsılıyor. Bir yanda Dilan – Engin Polat çifti, diğer yanda Bahar – Nihal Candan kardeşlerin davaları var.

Bir başka olay ise bankacı Seçil Erzan’ın kamuoyunda Fatih Terim Fonu olarak adlandırılan ve ünlü futbolcuların yüksek meblağlarını dolandırdığı iddiaları konuşuluyor.

Bütün bunlar yaşanırken Türkiye’nin gelmiş geçmiş en büyük dolandırıcısı olarak bilinen Sülün Osman’ın yıllar önce mahkemede verdiği ifade yeniden gündem oldu.

Sülün Osman’ın bu kadar ünlü olmasının sebebi ise kamu mallarını sıradan vatandaşa satmasından geliyor. Örneğin Dolmabahçe Saat Kulesi’ne bakarak saatini ayarlayan bir vatandaştan önce para alıp, sonra kuleyi satmaya ikna etmesi gibi.

Ya da Taksim Meydanı’nın kendisine ait olduğunu söyleyip gelenden geçenden para istemesi ve gerçekten de tahsilatını yapıp yoluna bakması gibi…

En son Galata Kulesi’ni satarken yakalanan Sülün Osman, mahkemedeki ifadesinde bakın neler demiş:

‘Benim dolandırdığım insanlar dolandırıcıydı aslında. Yani bana yaklaşma sebepleri beni dolandırmaktı. On tane bilezikle geliyorum adamın önüne akşam vakti. Kuyumcunun kapısındayız. Dükkan kapalı. Karımın hastalığını anlatıyorum, acilen bilezikleri bozdurmam gerektiğini, o an nöbetçi eczaneye gidip hastaneden istedikleri ilaçları almamın şart olduğunu söylüyorum falan. Hakiki olsalar bileziklerin fiyatı bin lira. Diyorum ki 300 liraya ihtiyacım var. Paranın gerisi umurumda değil, yeter ki karım ameliyat masasında kalmasın… ‘

“Adam sabah kuyumcuya gidip bilezikleri bin liraya bozdurabileceğini ve birkaç saat içinde havadan 700 lira kazanacağını düşünüyor.”

‘O arada benim ayakçım da ortaya çıkıyor ve o almak istiyor bilezikleri. Telaşlanıyor adam kazanç imkânı kaybolacak diye. 300 lirayı verip alıyor bilezikleri, ben de kayboluyorum ortalıktan. Adam ertesi sabah kuyumcuya gidip de bileziklerin sahte olduğunu öğrenince, dolandırıldım, diye karakola gidiyor. Ben aranıyorum. Demiyorlar ki ona, be adam bin liralık bileziği 300 liraya almayı düşünürken aklında ne vardı, diye. Gayet açık ki, beni dolandırmayı planlamıştı. Ben hayatım boyunca beni dolandırmaya kalkışmamış tek bir kişiyi dolandırmadım.’

“Kusura bakma hakim bey. Memlekette Galata Köprüsü’nü satın alacak eşekler olduğu sürece ben bu köprüyü satarım.”

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*