Dünya genelinde büyük bir heyecan ve şaşkınlık yaratan bir gelişme yaşandı. İran, Hürmüz Boğazı’nda Çin tarafından işletilen bir “yüzen cephanelik” gemisini ele geçirdi. Bu olay, ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in Pekin’de bir araya geldiği sırada gerçekleşti ve bölgedeki askeri gerginliği daha da artırdı.
Hürmüz Boğazı’ndaki olay, dün BAE açıklarında meydana geldi. İranlı güçler, Honduras bayrağı taşıyan ancak Çin tarafından işletilen bir gemiye çıkartma yaptı ve gemiyi kendi limanına çekti. Bu durum, uluslararası arenada büyük bir yankı uyandırdı çünkü ele geçirilen gemi sıradan bir ticari gemi değil, askeri malzeme depolamak üzere tasarlanmış bir “yüzen cephanelik” niteliğindeydi. Bu gemiler, genellikle Çinli gemileri korumak için kullanılmakta ve gizli askeri operasyonlar için önemli bir rol oynamaktadır.
Geminin en son konum bilgileri, Çarşamba günü Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki Füceyre’nin kuzeydoğusunda tespit edildi. “Hua Chuan” adı verilen bu geminin, korsanlıklara karşı koruma sağlayan güvenlik şirketleri için silah deposu olarak kullanıldığı bildirilmektedir. Ancak geminin içindeki tam yük ve kullanım amacına dair somut bilgiler henüz elde edilemedi. Bazı sosyal medya kullanıcıları, İran’ın bu hamlesini “Çin’e gözdağı” olarak değerlendirirken, bazıları da Çin’in İran’a alternatif yollarla silah gönderdiğini öne sürdü. Olay sonrası Çin hükümetinden henüz bir açıklama yapılmadı.
Bölgede yaşanan gerginlik, Hindistan bayraklı Haji Ali adlı gemiye yönelik düzenlenen bir saldırıyla daha da arttı. Umman açıklarında meydana gelen patlama sonrası batan gemideki 14 mürettebat, Umman makamları tarafından kurtarıldı. Hindistan Dışişleri Bakanlığı, bu durumu “kabul edilemez” olarak nitelendirerek sert bir tepki gösterdi.
Bu olayların meydana geldiği süreçte, Trump ve Şi’nin Pekin’deki toplantısı da dikkat çekti. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, Şi’nin Hürmüz Boğazı’nın askerileştirilmesine karşı olduğu vurgulandı ve iki liderin enerji akışının sürekliliği için stratejik su yolunun açık tutulması gerektiği konusunda mutabık kaldıkları belirtildi. Hürmüz Boğazı’nın serbest enerji akışını desteklemek için açık kalması gerektiği hususunda ortak bir anlayış benimsendi.