**
Tüccarların rahatsızlığı giderek artıyor: Mehmet Şimşek’in ekonomik programı sorgulanmaya başladı! 2023 seçimlerinde iktidar tarafından ekonominin başına getirilen Mehmet Şimşek’in “sıkı duruşu”, iş dünyası içerisinde endişe yaratmaya başladı. Sanayiciler, uzun bir süredir “enflasyonla mücadelenin yükünün” altında ezildiklerini dile getiriyor. İktidara yakınlığı ile bilinen Yeni Şafak gazetesi, Şimşek’in programını eleştirerek bu tartışmaya yeni bir boyut kazandırdı. İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran’ın enflasyonla mücadele programında revizyon talep etmesi, bu konuyu daha da hararetlendirdi.
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, ekonomik programda güncellemeler yapılması gerektiğini ifade etti. Avdagiç, ekonominin dinamik olması gerektiğini savunarak, iş dünyasının ihtiyaçlarına yönelik kritik taleplerde bulundu. Finans ve rezerv odaklı politikaların artık güncellenmesi gerektiğini vurgulayan Avdagiç, döviz kuru ile enflasyon arasındaki farkın açılmasının ihracatçıları zorladığını belirtti. Dış ticaret dengesinin korunması için mevcut kuralların gözden geçirilmesi gerektiğini ifade eden Avdagiç, ayrıca Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) ve HIT-30 gibi teşviklerin Orta Büyüklükteki İşletmelere (KOBİ) de yayılmasını talep etti.
Asgari ücretle ilgili olarak da Avdagiç halkın merak ettiği ara zam konusuna değindi. Enflasyonun hızla yükseldiği bir dönemde, asgari ücretin yılda bir kez düzenlendiğini söyleyen Avdagiç, mevcut sürecin devam etmesinin daha uygun olacağını belirtti.
Avdagiç, Türkiye’nin üretim ve dış ticaret dengesine dair çarpıcı veriler paylaştı. Mal ihracatının, ithalatın en az %75’ini karşılaması gerektiğini vurgulayan İTO Başkanı, 2026 yılı itibarıyla bu oranın %69 seviyesine gerilediğine dikkat çekti. 2026 yılı için belirlenen 410 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatı hedefinin oldukça önemli olduğunu ifade etti.
Hakan Aran’ın açıklamaları da dikkat çekti. Ekonomist Ümit Akçay, Aran’ın bu sözlerinin, ekonomik programdan rahatsız olan sermaye tarafından erken yapılan bir itiraf olarak yorumlandı. Akçay, Aran’ın enflasyonla mücadele ve sanayide dönüşüm konularında yeni bir programa ihtiyaç duyulduğunu ifade ederken, aslında Şimşek’in programının çıkış stratejisini sorguladığını belirtti.
Özetlemek gerekirse, Mehmet Şimşek’in ekonomi yönetimindeki temel hedeflerinden biri Türkiye’nin ödemeler dengesi krizini önlemekti ve bu amaca büyük ölçüde ulaşıldı. Ancak yabancı sermayenin Türkiye’ye yeniden yönelmesi, hukuksal iyileşmeler veya demokratikleşme işaretleri yerine, Türkiye’nin yüksek reel getiri sunmasıyla doğrudan ilişkilidir. Şimşek’in programı, uluslararası sermaye için cazip bir finansal ortam oluşturmuş durumda. Ancak Aran’ın açıklamalarının ve Yeni Şafak gazetesinin eleştirileri bir araya geldiğinde, programın geleceği konusunda ciddi soru işaretleri doğuruyor.