İstanbul Pendik’te 18 Mayıs 2025 tarihinde meydana gelen trajik kazada, yolun karşısına geçmek isteyen 14 yaşındaki Işıl Öykü Dinç, bir aracın çarpması sonucu hayatını kaybetti. Olayın ardından, sürücü Ömer Faruk Ballı tutuklandı ancak kısa süre içerisinde serbest bırakıldı. Ballı hakkında “taksirle ölüme neden olma” suçlamasıyla dava açıldı. Davanın üçüncü duruşması bugün gerçekleştirildi.
Duruşmaya, Kadıköy’de bıçaklanarak hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi’nin annesi Yasemin Akıncılar Minguzzi de iştirak ederek aileye destek verdi. Duruşmada tanık olarak ifade veren polis memuru S.K, olay günü yaşananları aktararak, “Olay yerine geldiğimizde trafik ekipleri vardı. Ancak kız çocuğu olay yerinde değildi. Yoğun kan izleri ve araç parçaları vardı. Olay yeri oldukça karışıktı ve kimsenin sağlıklı bir bilgisi yoktu. Hastane polisi aracılığıyla çocuğun vefat ettiğini öğrendik,” şeklinde konuştu.
Başka bir polis memuru olan O.K. ise olay yerindeki izlere dayanarak tutanak düzenlediklerini belirtti. Mahkeme, Trafik İhtisas Dairesi’nden gelecek kusur raporunu beklemeye karar vererek duruşmayı 11 Eylül’e erteledi.
Duruşma sonrasında Cumhuriyet’e konuşan Işıl Öykü Dinç’in babası Yunus Dinç, polis memurlarının ifadelerinin birbirleriyle çeliştiğini öne sürdü. “Duruşmaya katılan polis memurları, birbirlerini yalanlayan ifadeler verdiler ve bunlar kayıtlara geçti. Bir polis, ‘Olay yerine vardığımızda ambulans çoktan gitmişti’ dedi. Ancak görgü tanıkları, kızıma ilk müdahaleyi yapanın polis memuru olduğunu bildiriyor,” dedi.
Dinç ayrıca, mahkeme dosyasında Selamiçeşme’deki bir polis memurunun isminin ‘Selamı Çeşme’ olarak yazıldığına dikkat çekerek, “Mahkeme, ‘Selamiçeşme’yi polis ismi sanarak araştırma yapmış. Bu durum, dosyanın ne derece ciddiyetsizce ele alındığını gösteriyor,” ifadelerini kullandı.
Dava sürecinin eylül ayına ertelenmesine de tepki gösteren Dinç, “Kızım olmadan iki yıl geçecek ama hala eksiklikler giderilmiyor,” şeklinde konuştu.
