Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçları, işsizlik konusunda endişe verici bir tablo ortaya koyuyor. 2026 yılının Mart ayı verilerine göre, 15 yaş ve üzeri işsiz sayısı, önceki aya oranla 96 bin kişi azalarak 2 milyon 873 bin kişiye düştü. Böylece dar tanımlı işsizlik oranı 0,3 puan gerileyerek yüzde 8,1 seviyesine ulaştı.
Cinsiyet analizi yapıldığında, işsizlik oranında erkekler için yüzde 6,8, kadınlar için ise yüzde 10,7 gibi çift haneli bir oran gözlemleniyor. Bu durum, kadın ve erkek istihdamı arasındaki derin uçurumu ortaya koyuyor.
Mart ayında istihdam edilenlerin sayısı 226 bin kişilik bir artışla 32 milyon 425 bine yükseldi. Toplam istihdam oranı yüzde 48,5 olarak kaydedildi. Ancak bu alandaki cinsiyet eşitsizliği dikkat çekici bir boyutta. Erkeklerde istihdam oranı yüzde 66,0 iken, kadınlarda bu oran sadece yüzde 31,5 olarak kalmış durumda. Bunun yanı sıra, toplam işgücü 129 bin kişi artarak 35 milyon 298 bine, işgücüne katılım oranı ise yüzde 52,8’e yükseldi.
Genç nüfusun (15-24 yaş arası) işsizlik oranı Mart ayında 0,5 puan düşüşle yüzde 15,3 olarak hesaplandı. Ancak, bu yaş grubundaki cinsiyet farkı daha belirgin hale geldi. Genç erkeklerde işsizlik oranı yüzde 12,8 iken, genç kadınlarda bu oran her beş kişiden birinin (yüzde 20,4) işsiz olduğunu gösteriyor. Ayrıca, çalışanların haftalık ortalama çalışma süresi de bir önceki aya göre 0,8 saat azalarak 41,7 saat olarak kaydedildi.
Resmi işsizlik verilerindeki düşüşe rağmen, piyasalardaki zayıf durumu en net şekilde ortaya koyan atıl işgücü oranı endişe verici bir seviyeye ulaştı. Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizler dahil atıl işgücü oranı, bir önceki aya göre 1,6 puan artarak yüzde 31,5’e fırladı. Ekonomik işleyişteki tıkanıklığı gösteren diğer önemli veriler ise şu şekilde belirlendi: Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin birleşik oranı yüzde 21,0, işsiz ve potansiyel işgücünün birleşik oranı ise yüzde 20,4 olarak kaydedildi. Bu veriler, Türkiye’nin işgücü piyasası açısından zorlu bir dönemden geçtiğini açıkça ortaya koyuyor.